Asmacık Yaylasından Trans Toros / Bolkar Dağları

22-23 Haziran 2012

          Bolkar Dağlarında Trans yapılacaksa bu ya Aydos dağından başlamalı, ya da Asmacık Yaylasından. Asmacık yaylası da Pozantı’dan bolkarlara giriş yapılan büyük bir çanak. Bu çanak ünlü Şeker Pınarının hemen üstündeki vadidir. Vadide pınarlar, yaylacılar ve gür ağaçlardan oluşmuş ormanlık alan mevcuttur. Biz transı bir seferde değilde, parça parça değişik zamanlarda yapalım diye planladık. 

          İlk planımıza göre Asmacık Yaylasından başlayıpTekeköprüsü tepe zirve hattından Medetsiz’e ulaşıp, yine klasik sırt hattından Koyunaşağı sırtlarına varıp, Erkaya ve Eğerkayadan geçip Karagedik geçidinden Çinigöle inip, Karagöle ulaşmaktı. Sonraki zamanlarda ise Karagölden başlayıp, Çinigöl ve Göllücebaşı tepeden Geyikdede tepe sırtlarından Türbe tepeye ulaşıp,Yazı gölüne inmek, geceyi burada gecirip ve oradanda Güvercinlik tepeden Aydos dağına ulaşıp Ereğliye dönmekti. Toplamda üç gece ve dört günde yapılacak sıkı bir faaliyet aslında. 22 Haziran öğle üzeri Niğde’den Asmacık yaylasına hareket ettik. Akşam üzeri Asmacık yaylasına ve pınarlarına kavuştuk. Lojistik ekibimizle sıskı bir akşam yemeği yedikten sonra yola koyulduk. bileğe tepe sırtlarına ulaştığımızda gün batmış ve karartı çökmek üzereyken yağmura yakalandık. Sırttan fazla ilerlemeden uygun bir yerde bivakladık. Bivağımızı çadır haline getirdik, yağmurun dinmesini bekledik. Bir zaman sonra uygun bir durum oluşturup rahatsız bir uykudan sonra sabaha doğru uyandık. Kendimize biraz daha uygun bir zemin ayarlayalım derken o geceyi akreplerle geçirdiğimizin farkına vardık. tekrar uyumadan yola düştük. Gün doğumunu Horoz Köyün Karşı sırtlarında karşıladık. Bozkaya tepeyi geçtikten sonra Madensuyu mevkii yaylasına ulaştık. Burada güzel bir kahvaltı yapıp tekrar yola koyulduk. Çok belirgin bir patikayla Aksivri tepenin altından Elmalı Boğazı-Horozköy geçidine ulaştık. Manzara harika. Bir tarafta Horozköy çanağı ve bir tarafta Elmalı Boğazı çanağı. Elmalı Boğazı çanağının en sonundaki zirve 3400 metrelik Tekeköprüsü Tepesidir. Geçitten sonra hiçbir zirveyi kaçırmayıp sırayla Deveboynu Tepe (2792m.), Kızılgölbaşı Tepe (2932m.), Kızılgöltopu Tepe (3139m.), Kocagedik Tepe (3228m.) ve buradan geçide inip Tekeköprüsü tepenin sırt hattına girdik. Bu sırt hattı cok tatlı eğime sahip. Zirveye kadar insanı yormayacak türden. Sırttan az bir ilerledikten sonra hava karamaya ve yıldırımler düşmeye, şimşekler çakmaya başlamadan evvel mevsimlik göle indik. Fenk vadisine indiğimizde şiddetli ve uzun süreli yağmur başladı. Bizde önce yağmurdan uzun süre korunduk sonra ıslanarak Horoz Köye dönme kararı aldık. Fenk vadisinden Köye döndük. Köye dönmemize rağmen hala gök gürültüsü devam etmekteydi. Neyse ki lojistik ekibimiz sağlam çıktı da:) bizi köyden almağa geldiler. Yolda yine yağmura yakalandık ama bu mevsimin son yağışı oldu. Bir daha güze kadar yağmur yağmadı.

Trans Ekibi: Cavit Ünlü, Neşet Kaya, Dursun Şimşek

Lojistik Ekip: Mehmet Emin Bağcı, Muharrem Çelik, Doğan Güneş