Karanfil Dağı (3059m.)

01-02 Kasım 2013

          Aladağların ve Bolkar dağlarının zirvelerinde görülen, kendi başına bir dağ kütlesi Karanfil Dağı.  Doğu,  güney-batı uzantısı olan bu dağın güney doğusunda Büyüksofulu köyü, batısında ise Dağdibi-Kamışlı ve Hamidiye köyleri yer alır. Adana ili sınırları içerisinde bulunur. Görünürdeki bu yalnız dağa Aladağlardan dolayı ilgi az. Aladağların 3000 metrenin üzerinde onlarca zirvesi varken bu dağa da çıkmak neki, kolaycana çıkılır:). Hatta bir günde batıdan başlanıp doğudaki ana zirveye hemende ulaşılır diye düşündük. Durumun öyle olmadığını çıktığımız ilk boyundan sonra anladık. 

         01 kasım cuma günü öğle vakti Niğdeden yola çıktık. Çamardı üzeri Kamışlı Köyüne ulaştık. Kamışlı köyünün girişinde yol Hamidiye köyüne döner. Köyün içerisinden geçip Aladağ ilçesine giden yola girdik. Hamidiye köyünden 2 kilometre sonra anayoldan sola dönülür. Bu yol ilerde ikiye ayrılır. Yolun solundan devam edip akşam üzeri yaylalara ulaştık. Hemen çadırımızı kurup kamp işlerini yaptık. Mevsim itibarı ile yaylada kaynak su vardı. Sabah erkenden kampımızı toplayıp belirlediğimiz sırt hattına gittik. (Bu sırtın altında yaylalıklar bulunmaktadır.) Aracımızı bırakıp karanfil dağının ilk sırtına ulaştık. (Bu sırt hattında bol miktarda zirveler bulunmaktadır. ) Hedefimiz bu sırt hattını batıdan doğuya doğru gidip zirveye ulaşmaktı. Dağın bir kez daha uzaktan göründüğü gibi olmadığını anladık. Sırt hattı çok çürük kayalardan oluşmakta. Çürük kayalar içerisinde ve zor yerlerden zigzaglar çizerek geçerek külah tabir edeceğimiz yere vardık. Uzun bir moladan sonra zirveye gitmekten vazgeçip zirveyi başka bir bahara bırakarak dönme kararı aldık. Aynı rotadan dönmeyip aşağıda inilebilecek bir yer olduğunu tahmin ettiğimiz bölgeye hareket ettik. Tahmin ettiğimiz gibi de çıktı. Bu iniş yerinden başka bir iniş olmadığını da bu geçitten sonra fark ettik. Aşağıdaki yaylalara ulaşıp su ihtiyacımızı giderdikten sonra toprak yoldan yükselerek aracımıza ulaştık ve Niğdeye döndük.

Ekip Arkadaşları:  Dursun Şimşek ve İsmail Katı