Yedigöller Platosu / Aladağlar

11-14 Haziran 2014

YEDİGÖLLER PLATOSU FAALİYET RAPORU

          Raporu Hazırlayan: Oğuzhan Zengi

          Aladağlar’ın bu en güzel bölgesiyle tanışma fırsatını geçen sene yani 2013 yılının temmuz’unda bulmuştum. bir kaç gecelik kısa faaliyetimiz boyunca sadece direktaş’ın zirvesine çıkmış kızılyar eteklerini dolaşmış ve şehir hayatına dönüş yapmıştık. o vakitler kendime esaslı bir söz vermiş ve her yıl en az dört günümü bu dünyadan olmayan yedigöller platosunda geçirmeliydim. uzun zamandır alıştığımız vur kaç tarzı butik faaliyetlerden sonra bu görece uzun faaliyet beni bir süredir fazlasıyla heyecanlandırmaktaydı.

ilk sene sözümü tuttum ve iş yerinden alınan iznin ardından 10 haziran’ ı 11 haziran’ a bağlayan gece vakti erhan’la beraber saat 02:00’de istanbul’dan özel aracımızla teker döndürmeye başladık. ertesi gündüz saat 11:30 civarlarında soluğu şanver amcanın dükkanda aldık. ekibin omurgası dursun tüm hazırlıklarını yapmış ve büyük cebel pardon! djebel marka iki tekeriyle bizi karşılamıştı.

(fotoğraf temsilidir ancak aynısıdır.)

ekibin şerpası ve ip taşıyıcısı izzet bu kez ocak dışıydı. bu benim açımdan moral bozucu olsa da yola çıkana kadar az ve öz muhabbet hiç yoktan iyiydi. izzet dışında ekibimiz bir çok kez birlikte tırmandığımız kadim bir ekipten oluşmaktaydı. malzeme fetişiyle öne çıkan ismail, cavit, oğuzhan, erhan ve ekibin herşeyi olmazsa olmazı dağlar aslanı dursun’ dan oluşan heterojen bir karışım ekibi oluşturmuştu. çantalarımız yiyecek stoklarımız ölçüsünde yeniden düzenlendikten sonra bölgeye ulaşmak için artık herşey hazırdı.

1.GÜN

11 haziran 2014:

ilerleyen saatlerde ne menem bir off road uzmanı olduğunu anlayacağımız aracımıza kurularak saat 15:30 civarlarında niğde’ den çamardı’ ya doğru yol almaya başladık. yola çıkar çıkmaz erhan gece boyu direksiyon sallamış olmanın verdiği yorgunlukla bana doğru sallanarak uyumaya başladı. yaklaşık 45 dakika sonra bademdere kasabası civarlarında rastladığımız gelincik tarlasında kısa bir fotoğraf molası verdik.

niğde’ den çıktıktan tahmini 1 saat sonra pınarbaşı köyünü arkamızda bırakarak kuzey doğu yönünde maden boğazına, devamında oldukça bozulacak toprak köy yollarında hareket etmeye başladık.

bir önceki yıla göre sanki biraz daha düzgün durumda ki yayla yollarından devam ettik. tahmini 2700 metrelere geldiğimizde karagöl’e sadece bir kaç yüz metre kalmışken yukarı devam eden bir viraj üzerinde büyük bir kar öbeğinin biriktiğini gördük.

bu grafikte kar toplanan bölgenin uydu fotografı görülüyor. grafiğin sol alt köşesinde karagöl görülmekte. karla kaplanan yolu geçmek her ne kadar mümkün görünmese bile aramızdaki off road yeteneklisi arkadaşlar sayesinde karlı alanı yan taraflardan by pass ederek karagöl kamp alanına 18:00 sularında ulaşmayı başardık. başardık diyorum çünkü tarih itibariyle kamp alanına ulaşan ilk ekiptik. bizden önce bir yabancı kafile karagöl’e ulaşamamış ve kamplarını meydan yaylasına kurmuşlardı. araçtan inip çok kısa bir hazırlıktan sonra tüm ekip ÇÖMÇE gölüne doğru yürümeye başladık. çömçe gölü karagöl kampa alanından sonra ki ilk dağ gölü. karagöl’ün doğu kısmındaki patika takip edilerek yaklaşık 25 dakikalık bir yürüyüşle çömçe gölüne ulaşmak mümkün.

çömçe gölü  koordinat:37 52 18 N, 35 11 05 E

çömçe gölünde çok kısa bir fotoğraf molası verdikten sonra güneye doğru devam ettik.  45 dakika sonra yani saat 19:15’te yıldız gölüne ulaştık. yıldız gölü çömçe gölünden daha büyük ve daha fotografik bir göl.

yıldız gölü koordinat: 37 51 37N, 35 11 25E

yıldız gölü 3090 metre

yıldız gölünde de çok oyalanmadan yıldız gölünün suladığı minik dere ve otlakları güney doğuya doğru takip ederek teke kalesinin tabanına  doğru yaklaştık saat 20:30. bu durumda teke kalesi sol kol yönümüzde yani güneydoğu tarafındaydı. normalde kullanılan rota teke kalesinin kuzeyinden doğu tarafına doğru dolasılarak çıkılmaktayken bizler muhterem liderimizin önderliğinde kütlenin batısında kalarak direkt yükselmeyi ve mta tepenin batısında bulunan boyuna ulaşmayı hedefledik. saat 21:30 civarlarında yaklaşık 300 metre kadar irtifa kazanmış durumdayken kuzeyden esen sert ve soğuk bir rüzgar başladı. amacımız yıldızbaşı ile çağalın başı arasındaki boyuna ulaşıp uygun bir yerde kamp kurmak olmasına rağmen bu dikeylikte ve rüzgarda ilerlemek bile oldukça yorucu olmaya başlamıştı. önden devam eden ekipte en önde dursun hemen arkasında cavit ve ben vardık. 15 dakika kadar geride ise ismail ve erhan gelmekteydiler. bu şartlar altında ilerlemek hem ekibi hem de uygun kamp yeri bulma durumunu zorlayacağını düşünürek acil olarak kamp kurmaya karar verdik. bulunduğumuz yer 3300 metrede sert karla kaplı tek düzlük alandı. öncelikle hareketsiz kaldığımızda ciddi olarak üşüdüğümüz için kaz tüyü montları bu şiddetli rüzgarda giymeye karar verdik akabinde dursun çadırı çıkarıp içine çantaları atmamız gerektiğini söyledi. biz ön grup çadırı kurarken arkadaki ekipte bölgeye geldi hızlıca çadır kurmaya başladılar ancak çadırlarını uygun şekilde kurmak için gereken pollerden sadece birisi vardı yanlarında. durumu farkedince biz de poller düşmüş olabilir düşüncesiyle pol aramaya koyulduk, bu sırada cavit’in elinde bulunan bizim çadırımız ansızın rüzgar tutarak havalandı son anda kurtardık çadırı. sonradan anlaşıldı ki ismail’in polleri niğde’de kalmıştı yanında değildi. ismail büyük beceri ve soğukkanlılıkla o şartlarda tek polle çadırı ayakta tutmayı başardı ve çantaları içine attılar. hava rüzgarın etkisiyle oldukça soğumuştu. bizim çadırda hemen ocak yakıldı 5 kişi toplaştık ve kamp yemeğini beklemeye başladık. gayet sakin ve huzurlu başlayan yürüyüşümüz beklenmedik şekilde şartların değişmesiyle tam bir meydan okumaya dönüşmüştü ancak çadırların içinde ve ocağın sesiyle dış dünyayla tüm bağlantımızı kesmiş ve koyu bir sohbete dalmıştık. saat 23:00 civarında herkes tulumlarına girmiş ve yaşanan son bir saati düşünerek uykuya dalmıştı. kamp kurduğumuz bölgeye göçerlerin kuruboğaz dediğini dursun’dan öğrendik. geçen seneki direktaş faaliyetine gelirken yıldız gölünden sonra sulak bir yerde çadır kurmuş göçer topluluğuna kuruboğaz’ın bulunduğu bu yerin adını sorduğunu hayal meyal hatırladım.  gece havalı uyku matı olanlar mışıl mışıl uyumuş diğerleri ise malum…

mecburi kamp noktamız kuruboğaz. koordinat: 37 50 17N, 35 11 32D

2.gün

12 haziran 2014

sabah 08:00 sularında uyandığımı hatırlıyorum. dursun her zamanki dinçliği ve motivasyonuyla kalkar kalkmaz kahvaltı hazırlıklarına başlamıştı. güzel bir kahvaltıdan ve geçtiğimiz akşam ne oldu bize sohbetinden sonra 10:30’ da kampı toplamış halde çağalınbaşı ile mta tepe arasında bulunan boyna doğru yürümeye başladık. yarım saatlik bir yürüyüşle bahse konu boyna ulaştık. boyundan platonun manzarası şöyleydi;

bu fotoğraf teke kalesinin batısından yaklaşıp kuruboğaz’ı tırmanıp yedigöller platosuna geçiş veren çağalın başının doğusunda yer alan isimsiz bir boyundan çekilmiştir.

bu fotoğrafta ise teke kalesi yönünden yedigöller platosuna geçiş boynuna doğru yaklaşan dağcılar görülmekte.

boyuna tüm ekip ulaştıktan sonra platoya giriş yapmak için çürük zeminde bir sıkıntılı etabın geçileceği anlaşıldı. kamp yüküyle bu kısımları atlatmanın riskleri yüksekti bastığımız yerler hemen ufalanmaktaydı yaklaşık 45 derecelik te bir eğim vardı. ben ve erhan çantaları kar üzerinde kaydırarak düzlüğe kadar serbest düşmeye bıraktık. serbest olarak tüm ekip boyundan aşağıya sağ salim inebildi. tecrübesiz ve kamp yükü taşıyan ekiplerin bu rotada ve bu boyun aşağı inişini tercih etmemesini öneriyorum. çünkü eğim ve yükseklik telafisi imkansız düşmelere sebep olabilir. ip açılarak geçilmeye çalışıldığındaysa teke kalesini doğusundan dolaşmakla aynı zaman harcanacağı için gereksizdir.

rotamız üzerinde yanından geçtiğimiz ilk dağ gölü bu daha henüz başlangıç.

esas kamp alanımız olacak hasta hocanın yaylasına doğru yürüyüşe devam ediyoruz. kuruboğaz’dan hasta hocanın yaylası kamp yerine ulaşmamız tam iki saat sürdü. mevsim itibariyle tüm göller ve dereler aktif olduğu için susuzluk sıkıntısı çekmedik. rotamız boyunca buz gibi zirve sularına bol bol maruz kaldık.

koordinat: 37 49 15K, 35 11 25D

dursun’un pek sevdiği hasta hocanın yaylası kamp alanı. her mevsim sessiz sakin huzurlu. dağcılar ve gruplar genellikle direktaş’a yakın olan büyük göl civarını tercih etmekteler. saat 16:00 sularında  kampımızı kurmuş sıcak çayımızı içmiş olduğumuz halde hem ismail’in meşhur hacer boğazı ziyareti hem de telefon konuşması yapmak amacıyla hacer boğazı manzarası peşine güney doğu yönünde yürümeye başladık.

 

 

rotamız üzerinde sayısız ters lale gördük ve daldık fotoğraf çekmeye. yol boyu göller hiç eksilmedi aşağıdaki fotoğrafta ilerde sağda kızılyar sırtları…

erhan ve ismail hacer’le uğraşırken…

meşhur hacer boğazının fotoğrafları çekildikten sonra hacer’in tam batısına doğru direktaş yönüne doğru tekrar kampa dönüş için yürümeye başladık.

yaklaşık bir saatlik bir yürüyüşün sonunda direktaş’a yakın büyük göl’e ulaştık.

fotoğrafta görüldüğü gibi büyük gölün yüzeyi yüzer buz kütleleri ile kaplanmıştı. kamp yerleri bomboştu son hafta meydana gelen yağışlar nedeniyle pek gelen giden olmamıştı. direktaştan tam kuzeye doğru patikayı takip ederek kamp alanımız hasta hocanın yaylasına doğru hareketlendik. 1 saat içinde kamp alanımıza ulaştık. dursun her zaman ki gibi akşam yemeği hazırlamaya koyuldu. akşam yemeğimizi çadırın dışında yemeye çalıştık ancak soğuk ve ayaz hava bizi çadıra doğru itekledi. hızlıca yemek yedikten ve çaylarımızı içtikten sonra herkes hızlıca uykuya daldı.

3.gün

13 haziran 2014

sabah erkenden uyananın kim olduğunu merak etmeye gerek olmadığını düşünüyorum. dursun erkenden kalkmış ve açık pırıl pırıl bir havanın bizi beklediğini müjdeliyordu. cavit yeni fotoğraf makinesiyle beraber önceki gün kavuşamadığı ters lalelere doğru gitmekteydi. mevsim itibariyle bolca bulunan buz gibi pınarlardan biriyle yüzümüzü yıkadıktan sonra hep beraber kahvaltıya oturduk.

3.gün sabahında ilk hareket saat 08:15…

ikinci günde yolumuz direktaş istikametinde başladı.

amacımız aynı gün içinde yedigöllerin çatılarını oluşturan birkaç zirveye trans faaliyet şeklinde ulaşmaktı. hedefimiz suner tepe ve okşar tepe eğer gerçekleştirebilirsek h’lara geçmekti. sık sık yolumuzu göl ve kamp alanları kesmekteydi. özellikle direktaş ve etrafında çok sayıda göl ve kamp alanı mevcut.

ticari grupların oldukça iyi organize olmuş kamp alanları vardı. bu kamp alanlarını geçip suner tepe’ye doğru yol almak için doğuda direktaş olmak üzere güneye doğru yol aldık. kuzey güney istikametinde önümüzde uzanan çanağa katırkırı denmekte. dursun’un verdiği bilgiye göre bazı haritalarda buranın adı latırkırı olarakta geçmekteymiş. aşağıda göllerin civarından geçen sunertepe rotamız görülmekte.

direktaş sağda yükseklik 3249 metre dağcılar aşağıdan gelmekte…

katırkırı çanağı

yolculuğumuz suner tepeye doğru giderken önümüze çıkan isimsiz bir zirveye çıkmayı ihmal etmedik ve tabii ki isim de verdik artık bir adı var akut tepe. bu tepe, DSKS tepe ile suner tepe arasındadi yükseltidir. rakımı 3700 metrenin üzerindedir.

işte dksk zirve koordinatları: 37 47 23K, 35 09 40D. saat 12:30

panoramik çekimlerden sonra sunertepe’ye doğru yol aldık. yaklaşık 1 saat sonra sunertepe zirvesine ulaşmıştık. zirvede sohbet ettikten ve kısa bir yemek molası verdikten sonra dönüş yoluna geçtik. okşar tepe ve devamında ki h’ları sonraki senelere bırakmak üzere vedalaştık.

tekrar katırkırından direktaş büyük göle doğru devam ediyoruz. büyük göle ulaştıktan sonra ekibin bir kısmı kampa dönme kararı aldı ben ve dursun ise dursun’un daha önceden gördüğü göllerin peşine düşme kararı aldık. rahmetli mümtaz çankaya’nın yıllar önce yaptırmış olduğu korunaklı dağ evinin yanından geçerek aşağıdaki fotografta görülen yumru şeklindeki tepelere doğru yol almaya başladık. bu tepe 3333 metredir. aslında 4×3 metrelik tepeler de desek yeridir:)

ve ilk gölleri görmeye başladık. yedigöller platosunun bir çok noktasında irili ufaklı göller olduğunu biliyordum ancak saatlerce yürüyüp hala göllerle karşılaşmamak çok şaşırtıcıydı.

bu fotografın çekildiği nokta koordinatları: 37 48 35K, 35 11 46D

burasının büyük gölün bulunduğu alanla arasında yaklaşık 120 metrelik bir kot farkı var. adeta plato üzerinde bir plato gibi. GE incelemeleri de çok net olarak gösteriyor bunu.

irili ufaklı onlarca göl… burada bulunan göller direktaş tarafından görülemiyor adete minik zirveler arasına serpiştirilmişler bu yüzden bu göllere saklı göller demeyi düşündük kendi aramızda.

sonunda büyük gölün kıyısından bakıp yumru tepe adını verdiğimiz zirvedeyiz. yükseklik 3300 civarı koordinat: 38 48 46K, 35 11 37D

yumru tepeden göller ve kızılyar sırtları. yumru tepede (kendi aramızdaki adı) saat 18:00’i görünce artık vakittir diyerek dönüşe başladık.

kuzeye doğru alçalmaya başladık yolumuz sessiz kamp yerimiz olan hasta hocanın yaylasına doğruydu.

fotoğrafta tam karşıda yasemin geçidi görülüyor.

ve artık kadim kamp yerimiz göründü saat 18:30’da hasta hocanın yaylasındayız. akşam yemeği hazırlıkları ve soğukla mücadele sonrası uyku tulumlarına çekildik ve son güne uyanmak üzere uykuya daldık.

4.gün

14 haziran 2014

son günümüzde adeta hazı geciktirmek istercesine çok uzun bir kahvaltı ve sohbetten sonra ancak hazırlanmaya başlayabildik.

kahvaltı hazırlıkları saat 08:00’de ancak başlayabilmiş.

3 koca saat harcanmış yedigöller’de ki bu son sabahımızın ıssızlıgında. dönüş rotamız platoya gelirken kullandığımız rotadan daha farklı olacaktı bu sefer teke kalesi’nin doğusundan dönmeliydik en azından ekibin büyük kısmı böyle olmasını istemekteydi.

yolumuz üzerinde bulunan mta zirvesine de uğramak üzere saat 11:00 civarında yola çıktık tekrar.

kamp yerimiz el değmemiş hale getirilerek terk edilmekte.

güzel ve açık bir havada kamp alanımızın kuzeyinde bulunan büyük olan gölün yanından tıngır mıngır yürümeye başladık.

yaklaşık 300-400 metre yükseklik kazanacağımız ve üzerinde MTA tepenin konumlandığı yükseltiye doğru hareketlendik.

arkadaki iki gölün arasında bulunan kamp yerimiz gerilerde dağcılar ise MTA yolunda…

MTA’ya doğru yol alırken dik eğimde oldukça belli olan patikayı yavaştan takip ettik.

saat 13:00’da bir grup fransız dağcının arkasından MTA tepenin zirvesine ulaştık. GPS’imize göre yükseklik 3558 metre koordinatlar: 37 50 03K, 35 11 46D. bir saate yakın zirvede ve etrafta oyalandıktan sonra dönüşe geçtik. zirvenin kuzeyinde kalan sırt hattına girerek teke kalesine doğru yol almaya başladık. teke kalesinin doğusunda bulunan patika aracılığıyla karagöl kamp alanında faaliyetimizi sona erdirdik ve saat tam 16:30’da aracımızın yanında zulaladığımız karpuzları yerken bulduk kendimizi.

Faaliyete Katılanlar: Oğuzhan Zengi, Cavit Ünlü, Erhan Kurt, Dursun Şimşek, İsmail Katı